AKILLI GÜÇ VE ALGI YÖNETİMİ

 / KONFERANSLAR

İnsani Değerler ve Demokrasi sohbetlerinin bu haftaki konuşmacısı Prof. Dr. Ali Çağlar oldu. Konferansın açılış konuşmasını yapan İnsani Değerler Derneği ve Demokraside Birlik Vakfı Genel Başkanı Sayın Mehmet Bozdemir, konuşmacıyı konuklara tanıttı. Başkan, vakıf ve dernek olarak uzun süredir konferanslara devam ettiklerini ancak bu aşamada yeni bir proje olan ‘Tam Demokrasi Platformunu, oluşturmuş olmaları nedeniyle iki haftada bir verilen konferansları ayda bire düşürdüklerini söyledi.

Başkan, Türk demokrasisinin darbeler, yanlış din ve laiklik anlayışı nedeniyle gelişmediğini bu nedenle oluşturdukları Tam Demokrasi Platformunun siyasi partiler nezdinde hüsnü kabul gördüğünü belirterek bu projenin TÜRKİŞ Genel Başkanına da tanıtıldığını, sırada odalar ve mesleki kuruluşların temsilcileri ile de görüşüleceğini ifade etti.

Bir insana yapılan en büyük kötülük onu öldürmek, sonra da aldatmaktır diyen başkan, herkesten bu projeye yardım ve katkılarını bekliyoruz dedi. Akıl tutulmasının yaşandığı bir ortamda akıllı gücün önemini vurgulayan başkan, konuşmacı Prof. Dr. Ali Çağlar’ın Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğretim görevlisi olduğunu belirterek çalışmaları ve görev alanları hakkında konukları bilgilendirdikten sonra; yoğun geçen akademik hayatı nedeniyle kendisini kutlayıp sözü Sayın Ali Çağlar’a verdi.

Aşağıda Sayın Prof. Dr. Ali Çağlar’ın vakfımız ve derneğimizin konferans salonunda konuklara hitaben yaptığı sunumun kısaltılmış özetini okuyacaksınız:

‘’ Sayın Çağlar konuklara katılımları nedeniyle teşekkür edip hoş geldiniz dedikten sonra derneğimiz başkanı Mehmet Bozdemir ile Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Abdülkadir Güllü’ye de destekleri nedeniyle teşekkür etti.

Dünyadaki küresel güçler algı yönetimini nasıl yönetiyor, sorusuna cevap arayacağız. Toplumun içinde bulunduğumuz duruma başlangıçtan itibaren bir geçiş süreci var. Toplayıcı, Çoban, Tarım, Endüstri/ Modern ve Sanayi sonrası post modern toplumlardan bilgi toplumuna doğru bir geçiş süreci yaşandı. Tarım toplumu oluşumunda bir kırılma noktası oldu. Sonuçta kol emeğinin yerini beyin gücüne bıraktı, nüfus kentlere yığıldı ve çok merkezli metropoller oluştu.

Ülkeler birbirlerinin güçlü olmasını istemez. Biz, Türk toplumu olarak günlük yaşıyoruz, ilerde neler olabileceğinin hesabını yapmıyoruz, Batı toplumu ise ileriye yönelik planlamalar yapıyor.

Günümüzde artık kişiyi bulan, kişisel silah üretiliyor, sosyal medya hesaplarından kişilerin bilgileri toplanıp depolanıyor. Artık hepimiz küreselleşmeden oluşan sistemin bir parçası durumundayız, insanlar aynı şeyleri paylaşmaya başladı, aynı şeyler izleniyor ve tüketiliyor.

Dünya giderek belirlenmiş bir kültürel yapıda bir araya geliyor. Glasnov politikası sonucu Doğu Bloku çöktü, Amerika ön plana çıktı ve ardından Yeni Dünya Düzenine geçiş oldu. Tek kutuplu güçten, çok kutuplu güçlere bir yöneliş oldu, bu sürede de ABD eski gücünü kaybetti.

2001 sonrası küreselleşme yerini terörizme karşı savaş olgusuna bıraktı. Bu safhadan sonrada bu kez ABD, özgürlük getirme, demokratikleşme, devrimler, diktatörlerin sonu, Arap Baharı ve Büyük Ortadoğu Projesi gibi söylemlerle stratejik programlar piyasaya sürüldü.

Emperyalizm, kendine hedef seçtiği pazarı alma yoluna gider, büyük şirketler cazibe merkezine dönüşür. Küresel güçler yeni politikalar oluşturdu. Dünyada bütün politikaları yönetenler İngilizlerdir. İngilizler, karda yürür izlerini belirtmezler.

İkiz kuleler olayından sonra ABD kendisine yönelik nefret politikalarını sorgulamaya başladı. Akıllı Güç yöntemiyle belirlenmiş değerlere karşı kitlelerde hayranlık oluşturulmaya çalışıldı. En sağlıklı yiyecek ve giyecekler kötülendi yerlerine doğal almayan suni yiyecek ve giyecekler övüldü.

Sert güç ile milyonlarca insan öldürüldü. 2nci Dünya Savaşı sonuna kadar sert güç kullanıldı. Sonra bu gücün yerini yumuşak güç aldı. Zorbalık yerine işbirliği ve iknayı esas alan yumuşak güç devreye girdi.

Sert ve yumuşak gücün etkili olmadığı ortamlarda Akıllı Güç devreye sokuldu. Bu güç; sert ve yumuşak gücün akıllı kombinasyonudur. Küresel gelişme ve kamu diplomasisi yoluyla uluslararası alanda insanlar ve ülkeler arasında ilişkileri geliştirme yöntemi uygulanıyor.

Türkiye’nin bir nüfuz alanı var. Bu alanı olumsuz etkileme yönünde sürdürülen faaliyetler bulunuyor. Ekonomik entegrasyon ve teknolojik gelişmeyle yeni planlar devreye sokuluyor.

Yeni uygulanan anlayışla etkisiz bırakılan insan sayısından daha fazlasını hayran kitle konumuna sokma çabası. ABD, aktörü, sporcusu, sanatçısı ile dünyanın değişik yerlerinde kendine yönelik bir sempati kitlesi oluşturuyor. Burada amaç güvenilir müttefikler kazanmaktır.

ABD, eğitim ve sağlık kuruluşları ile Müslüman ülkeleri etkisi altına almaya çalışıyor. Küresel sosyal mühendislik ve algı yönetimi Pentagon ve CIA nin uygulama alanına giren politika yöntemleridir. Önemli olan insanların neyi gerçek olarak uyguladıklarıdır yoksa gerçeğin kendisi değildir. İnsanlar dünyayı algıladıkları şekilde görür ve yaşarlar.

Algı yönetiminde korku ve umut çok önemlidir, insanlara tehdit ve umut satılır. Güvenlik insanlar için çok önemli bir duygu, bu nedenle korkuların iyi tespit edilip bu korkular üzerinden hareket edip insanları kontrol edebiliyorlar.

Algı yöntemi ile toplum çok rahat yönetilir. Bu yönetimde sosyal medya en büyük veri kaynağıdır. İnsanların sosyal medya yoluyla zayıf ve güçlü yönleri, zaafları, kaygı ve endişeleri yaptıkları değerlendirilip bu bilgileri depolanıyor.

Her ülke kendi bünyesine uygun bir yazılım sistemi geliştiriyor. Bizde kendi sistemimizi geliştirmek yerli ve milli yazılım kullanmalıyız.

Beynimiz en bencil organımızdır, çünkü beğenilmeyen şeyleri değiştirmiyor ve zamanında kullanılmayan organda fonksiyonunu yitiriyor.

Akıllı güç ve algı yönetimi ile halkın kazanılması çok önemlidir. Bu yöntemle ABD çıkarlarını koruma amaçlı olarak İsrail’in Filistinliler tarafından kabulünü sağlamak, Suudi Arabistan ile mevcut çıkarlarını korumak, Irak ve İran üzerinden strateji geliştirme amacını güdüyor.

Demokrasi getireceğiz, teröristleri yok edeceğiz söylemleri ile askeri üsler kuruyorlar ve ülkelere yerleşiyorlar. Milli kimliği biz ve onlar diye kutuplaştırırlar, insanları birbirlerine düşmanlaştırıp ayrıştırırlar ve ülkeleri bölme yöntemi uygulanır algı yöntemiyle.

Ülkemizde gençlerin sağ-sol diye ayrıştırılması, Türk kökenli ulusların sanki farklı lehçe uyguluyorlar algısı oluşturma çabası, Müslüman ülkelerde şii-sünni ayrıştırma çabası bir algı yönetiminin bölüp parçalama metodudur.

Yeni nesil ülkesini milletini sevmeli, gençlere sorgu temelli eğitim verilmeli, zekamızı yaratıcılığa yönlendirmeliyiz. Değerlerimize sahip çıkmalı, çok donanımlı kreşler yapmalıyız, çünkü 0-7 yaş aralığı çok önemlidir.

Bütün bunlar için ahlaklı insan yetişmelidir. Geleceklerini tasarlamayan toplumlar, geleceklerini yönetemezler.,,

Sayın Prof. Dr. Ali Çağlar konferansını 16:30 da tamamladı. Başkan Mehmet Bozdemir sunumu nedeniyle kendisine teşekkür etti ve ilk kez bu salonda 2 saati geçen bir konferansa tanık olduklarını vurgulayıp on dakikalık aranın ardından soru cevap bölümüne geçildi.

DEMOKRASİDE BİRLİK VAKFI VE İNSANİ DEĞERLER DERNEĞİ, 16.02.2020. ANKARA






 Okunma Sayısı : 274         16 Şubat 2020

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 169938

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.