TAÇLI VİRÜS!..

 / MAKALELER-ŞİİRLER

TAÇLI  VİRÜS!..

Atıf ÖZGEN(*)

Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve kısa sürede dünya geneline yayılan koronavirüsün (diğer adıyla Kovid-19), tüm insanlığı saran ve yaşamı durduran ölümcül etkisi ile 2020 yılına damga vurduğunu söyleyebiliriz.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres koronavirüsün sosyo-ekonomik etkilerine ilişkin açıkladığı raporda ‘’ Bu 2. Dünya Savaşı’ndan sonra karşı karşıya kaldığımız en zorlu kriz,, ifadesini kullandı.

Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Sağlık Örgütü koronavirüsü ‘pandemi, olarak sınıflandırdı. Pandemi ise; bir kıta, hatta tüm dünya yüzeyine çok geniş bir alanda etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel ad şeklinde tanımlanıyor.

Koronavirüs, Sağlık Bakanlığımız ve tüm sağlık çalışanlarının yakından takibiyle birlikte önceden alınan önlemlere ve yoğun çalışmalara rağmen bulaşıcı özelliği ile ülkemize de girdi.

Ülkemizde ilk ölüm vakası 11 Mart 2020 günü yaşandı ve bu ölümler her geçen gün yapılan test sayısı ve tespit edilen vaka  sayısı ile  birlikte artış gösterdi. Salgının önlenmesi amacına güden test sayısının artması ile vaka sayısı ve ölüm sayısının da önüne geçilmesi amacı güdülmekteydi.

Bu yazının kaleme alındığı tarihte ülkemiz genelinde ölüm artışları devam etmekteydi. Test, vaka ve vefat sayılarının grafiksel görüntüsü, yükseliş trendin de olan ölümlerin azalan bir eğilime girmesi ile salgın hastalığın kontrol altına alınması ve yenilmesi sonucunu doğurabilecektir. Salgının pik yaptıktan sonra düşüşe geçeceği öngörülmekle birlikte uzmanlar ancak sosyal izolasyonun tam uygulanması durumunda düşüşün geçekleşebileceğini ifade ediyorlar.

09 Nisan 2020 tarihi itibarıyla dünya genelinde de koronavirüs salgınından ölümler devam etmekteydi. Dünya genelinde bu tarihte enfekte olan kişi sayısı 1.5 milyonu geçmiş, 100 bine yakın insan yaşamını kaybetmiş 350 bine yakın insanda iyileşmişti.

 Koronavirüsün çıkış yeri olan Wuhan kentinde de  aynı tarihte aylarca süren karantina sona ermiş, 11 milyonluk kentte insanlar kara, hava ve tren yoluyla kentin dışına çıkmaya başladığı basında yer almıştı. 76 gün sonra insanların tekrar bir araya gelmesi dünya genelinde yankı uyandırmıştı.

Aynı tarihte ülkemizde 2.142 insanın iyileştiği, toplam vaka sayısının 42.282 olduğu ve vefat eden vatandaşlarımızın toplam sayısı ise 908 olarak açıklanmıştı. Vaka sayısındaki artışın düşük hızda olduğu, yoğun bakım ve iyileşen hasta sayısında artış olmasının ise iyimser olmamızı sağladığı Sağlık Bakanımızca ifade edilmişti.

Konunun uzmanı olan hekimlerimize göre; bu salgın hastalığın yenilmesinde el ve ev temizliği, iyi beslenip bağışıklığı güçlendirme, kapalı alanları havalandırma ve uyku düzenine dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Sağlık Bakanlığımız, yazılı ve görsel medyada bireysel olarak alınacak önlemlere ilişkin olarak ‘ Temastan Kaçın, Araya Mesafe Koyun, Kendinizi İzole Edin, ifadesini sloganlaştırmış bulunuyor.

Koronavirüs salgını ülkemizde ilk kez gündemin tek konuşulan temel sorunlarından biri oldu. Yazılı ve görsel medyada, insanlar arasında konuşulup tartışılan tek konu; bu salgından insanlık nasıl kurtarılabilir, salgının aşısı ne zaman bulunur sorularının cevaplarını aramaya dönüştü.

Her gün televizyonda haber kanalları, salgının seyri konusunda açık oturum düzenliyor, konunun uzmanı olan hekimler vatandaşları hastalığa karşı uyarıyor, diğer kanallarda gündüz kuşağında haber saatinde yeni gelişmeleri veriyordu.

SOSYAL YAŞAMI KATLEDEN VİRÜS

İnsan yaşamını katleden koronavirüs, sadece bu kadarla kalmıyor, insanlığın sosyal yaşamına da büyük darbe vuruyor.

Koronavirüsün bulaşıcı özelliğine sahip olması ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alması nedeniyle uluslararası organizasyonların bir kısmının iptaline bir kısmının da ertelenmesine karar verildi.

Spor organizasyonlarının yanı sıra ekonomik yapılarda çark durdu, ekonomide yavaşlama ve durgunluk belirtileri yanında çalışma hayatı da büyük bir ölçüde sekteye uğradı.

Üretimin yavaşladığı, spor etkinliklerinin durma noktasına geldiği bir ortamda insanların evlerine kapanması günlük sosyal yaşamı kilitlemiş durumda.

Sosyal yaşamda insanların, salgının önlenmesi açısından sosyal izolasyona önem vermesi zorunlu olmakla birlikte bu koronavirüs insanlığın geleceğini de tehdit ediyor. Çünkü salgının hangi tarihte sona ereceğine ilişkin belirsizlik sürüyor.

Dünya genelinde; sosyal, siyasi, iktisadi ve çalışma alanındaki etkinlikleri organize eden kurum ve kuruluşlar 2020 yılını kaybedilmiş bir yıl olarak ifade ediyorlar.

Özellikle çalışma yaşamının eşiğinde olan genç kuşağın, güvenli bir gelecek inşa etmesinde çektikleri sıkıntılar yaşamlarında olumsuz iz bırakacaktır.

Bilindiği gibi Milli Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK); genç kuşağı hedeflerine ulaşma yolunda Eğitim Bilişim Ağı (EBA /Uzaktan Eğitim) ile eğitimi sürdürme ve eğitim sisteminde önceden planlanmış sınavları ileri bir tarihe erteleme yolunu seçti. Ne var ki; okullarda elde edilebilen kazanımların ve zamanın kaybedilmesi genç kuşak için yeri dolmayacak bir zaman dilimi olacaktır.

Çalışma yaşamında esnek çalışmaya yer verilmesi, ekonomik faaliyetlerin dijital ortamda canlı tutulmaya çalışılması, bu dönemle sınırlı olmayan yeni çalışma modellerini devreye sokması muhtemeldir.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayınlanan ‘Kovid-19 ve Çalışma Yaşamı: Etkiler ve Yanıtlar, başlıklı değerlendirme raporuna göre küresel salgının yol açacağı küresel işsizlik 25 milyona yakın insanın daha işsiz kalmasına yol açabilecektir.

İNSANLIK SINAV VERİYOR

Bir görüşe göre insanların doğal dengeyi bozması; kendi yaşam alanı dışında yer alan hayvanlar aleminin yaşam alanlarını yok etmesi, tabiatın insanlar üzerinde salgın hastalıklar şeklinde tepki göstermesine neden oluyor.

Amerika ve Avustralya’da aylarca süren yangınlar, dünya genelinde görülen küresel ısınma ile birlikte sel, kasırga gibi afetlerin ardından salgın hastalığa yol açan ‘koronavirüs salgını, sürpriz olmadı.

Geçmişte yaşananlar göz önüne alındığında insanlık; tifo, tifüs, veba ve kolera gibi değişik salgın hastalıklarla karşı karşıya gelmişti. Özellikle savaş ortamında yaşanan bu salgın hastalıklar yüzünden milyonlarca insan yaşamını kaybetmişti.

İnsanlık o dönemlerde de bilhassa bilim insanlarının özverili çalışmaları sayesinde ortak bir dayanışma sergilemek suretiyle bu salgın hastalıkların önüne geçmeyi başarmıştı.

Bu koronavirüs salgınından da insanlık başarıyla çıkacaktır. Mühim olan bu salgın hastalığın en az kayıpla atlatılmasıdır. Çalışmalarını büyük bir özveri ile yürüten bilim insanları geçmişte olduğu gibi bugünde yeni tip koronavirüse karşı koruyucu önlemler gerçekleştirecektir.

İnsan, zekasıyla tarihte önemli buluşları gerçekleştirmiş, tıp alanında da yeni keşifler yapmayı başarmıştır. Bu koronavirüse karşı bilim insanları muhtemelen önleyici bir aşı gerçekleştirebilecektir. Ne var ki bu aşının bulunup uygulanacağı tarih konusunda yakın bir zaman önerilmemektedir.

Önemli olan yaşananlardan ders çıkarabilmektir. Gözle görülmeyen ancak insan vücuduna girince kısa sürede çoğalıp nefes almayı zorlaştıran, öksürük ve ateşimizin yükselmesine yol açan, insanı çaresiz ve bitkin bırakan bu virüs; insanlar arasında hiçbir ayırım göstermeksizin en zengininden yoksuluna, kralından hizmetçisine kadar tüm dünyada insan hayatının felç açmasına yol açıyorsa bu yaşananlardan ders çıkarabilmeliyiz.

Gözle görülemeyen bu taçlı kral koronavirüsten insanlık olarak çıkarılacak çok önemli dersler var. İnsanları evlerine hapseden bu virüs Cenabı Allah tarafından dünyanın işleyişine ilişkin kuralların ve doğal yaşamın ihlal edilmesinin faturasını ayrım göstermeksizin tüm insanlara çıkarttı.

Bir özlü sözde ‘ bir musibet bin nasihat tan yeğdir, denilir. Bu koronavirüs salgını da insanlığa bireysel ve çevresel temizliğin önemini, sevdiklerimizle bir arada olmanın kıymetini ve özgür yaşama olan tutkumuzun değerini öğretti. İnşallah bu salgın sona erince sahip olduğumuz değerleri yaşatabilmenin derin hazzına ulaşırız.

 Virüsün ölümcül etkilerinin kalkmasının ardından insan olarak bu dünya üzerinde her canlının yaşam hakkının olduğu gerçeğini de gözden uzak tutmamamız gerekecektir.

Bu salgın hastalık badiresinden insanlığın kısa sürede kurtulmasını, insan hayatını kurtaracak önlemlerin zamanında alınmasını diliyor, ülkeler arasında bu vesile ile kurulmuş olan birlik ve dayanışmanın salgın hastalığın yenilmesi sonucu diğer alanlarda devam ettirilmesini temenni ediyorum.

(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi.

e-mail: ozgenatif@gmail.com


 Okunma Sayısı : 499         10 Nisan 2020

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 337540

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.