ANILAR!.. Atıf ÖZGEN (*)

 / MAKALELER-ŞİİRLER

                         ANILAR!..
                              
                                                                                                           Atıf ÖZGEN (*)

          Geçen zaman sürecinde yaşadığımız, belleğimizde özenle sakladığımız anılarımız canlanır bazen!..
          Bir ömür boyunca canlı tuttuğumuz anılardan bizi mutlu kılan olduğu kadar mutsuz kılan anılarımız da vardır.
         Günlük tutmak, anılarımızı yazıya dökmenin bir başka yoludur.
          Doğup büyüdüğümüz aile ortamı, anılarımızın birikmeye başladığı ilk ortamdır.
           Anne sevgisiyle örülmüş, baba disipliniyle şekillenmiş, kardeşlerle bir arada büyümüş bir ortamda, yaşadığımız anılar canlanır hafızamızda…
       Benimde yoksulluğu hissetmediğim, ancak yoksul olduğumuzu yıllar sonra fark ettiğim ailemde birlikte yaşadığımız anıların geçtiği küçücük evimizde beni ayrıca mutlu kılan anılarım vardı.
         Yer sofrasında yemek yediğimiz, gaz lambası ışığında ders çalıştığım, kışa girerken kurulan sobasıyla ısındığımız, sedirinde uyuduğum, duvarında Saatli Maarif Takvimi asılı olan evimizin anılarımda unutulmaz yeri var.
         O ev ki ilköğretimim süresince aile birlikteliğinin yaşandığı, misafirlerin ağırlandığı, geniş bahçesinde tulumba ile meyve ağaçları ve sebzelerle birlikte çiçekleri suladığımız yorulunca bir köşesinde uyuduğumuz anıları sakladı içinde…
          Mahallemizde komşular ve okul arkadaşlarımızla birlikte yaşanan anılarda beni mutlu kılan anılardı.
        Okulda verilen ev ödevlerini bu arkadaşlarla birlikte hazırlamak, mahallenin boş meydanlarında takım kurup futbol oynamak, baharda uçurtma uçurup, kışın kızakta kaymak, dini bayramlarımızda büyüklerimizin elini öpüp harçlık toplamak belleğimizde sevgiyle örülmüş anılardı…
        Ramazan ayında yaşanan anılarda bir başkaydı… Mahallemizin fırınında pişirilen ekmek ve tepsi börekler için sıra beklemek, akşamları büyüklerimizle camide teravih namazı kılmak, sahurda ramazan davulcusunun manisiyle uyanmak unutulur mu hiç… 
         Okul sürecinde geçen anıların da ayrı bir yeri vardır hafızamızda…
      Tren yolu bitişiğinde yer alan Şehit Nazım İlk Okulumuza sınıf arkadaşlarımızla birlikte giderken; baharda açan kır çiçekleri, kışın yağan yoğun kar, sonbaharda dökülen sarı yapraklar yolculuğumuza eşlik ederdi. Bu sarı yaprakları, sakızlardan çıkan Osmanlı padişahları ya da günün sinema artist ve aktörlerinin resimlerini defter veya kitaplarımızın arasına yerleştirmek bize ayrı bir zevk verirdi.
       Yaşam yolculuğunda uğradığımız durakların her biri bize güzel anılar yaşattı. Bu duraklar arasında yer alan; okul, hastane, askerlik, evlilik ve mesleki yaşam sürecinde yaşadığımız anılar anı defterimize yenilerini kattı.
       Okul yıllarında sınıf arkadaşlığı ile öğretmenlerimizin bize verdiği hayat bilgisi anlamlı birer anı olarak yerleşti belleğimize…
      Mezunu olmakla onur duyduğum Sümer Ortaokulu ve Kayseri Lisesinde yaşadığımız anılar; hayatıma anlam katan, ışık veren ve yol gösteren anılar oldu. Kayseri Sümer Orta Okulu ile Kayseri Lisesinin tecrübeli öğretmenlerinden ders almak bilgi birikimi yanında bizi hayata hazırladı.
     Ortaokul ve lise bitimi yapılan mezuniyet sınavları bilgi birikimi yanında tecrübe ve deneyim kazanmamıza katkıda bulundu. Sınavlara hazırlandığımız arkadaşlarımızla gelecek yolculuğuna hep birlikte çıktık.

      Bu vesile ile şimdi vefat etmiş değerli öğretmenlerimi rahmetle ve minnetle anıyor, hayatta olanlara sağlıklı bir ömür diliyorum. Bu öğretmenler ki gösterdikleri görev anlayışı ve disiplinli duruşları ile okullarının adını yücelttiler.
      Öğretmenlik mesleğinin yüceliğini, öğrencilere olan sevgi bağlılığını, saygıya dayanan disiplin anlayışlarını, dersi işlerken gösterdikleri teknik ve huzur veren ortamı bu öğretmenlerimizden öğrendik. 
      Sınıf arkadaşlığını dostluğa dönüştürdüğümüz ve mezun olduktan sonra da irtibatımızı sürdürdüğümüz okul arkadaşlarımızla zaman zaman bir araya gelip anılarımızı tazelemekten mutluluk duymamızın nedeni okul sıralarında kazandığımız sevgi ve dayanışma sayesinde olmaktadır.
       Yükseköğrenimim sırasında burs aldığım ve ilk göreve başladığım, Sosyal Sigortalar Kurumunda 40 yılı bulan mesleki yaşamımın 25 yılı Kurumun Sağlık Meslek Lisesinde geçti. İnsana ve insanlığa hizmet ilkesini şiar edinmiş kalpleri sevgiyle çarpan meslektaş ve öğrencilerimle bir arada olmak anı defterime güzel sayfalar kattı. 
      Mesleklerine olan sevgilerini, insanlığa hizmet aşkıyla bütünleştiren hemşire ve ebeler, sağlık ordumuzun önde gelen elemanları olarak yurdumuzun her bölgesinde tutkuyla görevlerini yerine getirmekteler.
      İnsan yaşamı sürprizlerle doludur. Bu yaşamda anılarımızın her birimizde ayrı bir yeri vardır. Şayet olmamış olsaydı bu anıları belleğimizde saklama gereksinimi duymazdık.
      Fransız yazar Andre Gide (1869-1951) ‘ anı yazmak, ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır, der.
       Rus edebiyatının ünlü yazarlarından Fyodor Dostoyevski ( 1821-1881) de bu konuda şöyle diyor:
       ‘ Hayatımızda en yüce, en güçlü ve yararlı dayanağımız; ana, baba evinden kalma anılarımızdır.,
       Serveti Fünun dönemi şair ve yazarlarımızdan Cenap Şahabettin’e (1870-1934) göre ‘ tatlı hatıra, mesut hayatın faizidir.,
       Anılar, şiirlerde ve şarkılarda ifadesini bulan güçlü bir içeriğe sahiptir. Bu güçlü içeriği hissettiren hit olmuş şarkılardan biri de güftesi Ahmet Selçuk İlkan, bestesi Coşkun Sabah’a ait olan ‘Anılar, ismiyle dinlediğimiz şarkıdır:
          Bu akşam içimde hüzün var/ gözümde canlandı anılar/ağlamak istiyorum, haykırmak istiyorum/ bu akşam içimde hüzün var.
          Anılar, anılar, şimdi gözümde canlandılar/ anılar, anılar beni bu akşam ağlattılar

         Koronovirüs nedeniyle salgın hastalık sürecinden geçtiğimiz bu günlerde de belleğimizde yeni anılar birikiyor.
        Ev yaşamı, hafızalarımızda anılarımızı canlandırıyor. Radyoda nostaljik şarkı ve türkü dinliyor, televizyon kanallarında hafızalarımızda yer edinen dizi ve filmleri izliyoruz.
         Görsel medyanın ve sanal ortamın etkinliğini daha fazla hissettiğimiz günümüzde yaşadıklarımız geride acı ve tatlı anılar bırakacak.
         Dileriz, eski mutlu günlere yeniden döner, sevdiklerimizle bir arada olmanın değerini bilerek yaşamanın hazzına ulaşırız.
      Hayatın bizi sabırla sınadığı bu sancılı ve sıkıntılı günleri başarıyla atlatıp, mutlu bayram günlerine yakınlarımız ve sevdiklerimizle birlikte ulaşmak hepimizin ortak arzusudur.

(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
e-mail:
 ozgenatif@gmail.com

 Okunma Sayısı : 411         09 Mayıs 2020

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 307585

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.