TÜRKİYE’NİN ORTAK DEĞERLERİ

 / MAKALELER-ŞİİRLER

TÜRKİYE’NİN ORTAK DEĞERLERİ

Atıf ÖZGEN (*)

Türk toplumu olarak hassasiyet göstermemiz gereken, bizleri bir araya getiren ortak değerlerimizi yaşatmak; geleceğimiz açısından da önemsenmesi gereken ciddi bir konudur.
Unutmayalım ki; milli ve manevi değerlerimize ilişkin alanlarda geçmişten günümüze kadar gösterilen hassasiyet, toplumun her bireyini bir arada tutan yapı harcı olmuştur.
Aynı topraklar üzerinde asırlardır bizi bir arada yaşatan tarihi, dini ve kültürel değerler, toplumu güçlü kılan ve geleceğe iyimser bakmamızı sağlayan değerler olmuştur.
Ortak değerlerimizi koruma hususunda hep birlikte güçlü ve şeffaf olduğumuz ölçüde farklılıklarımızı da cesurca yaşamaktan kimseye bir zarar gelmeyecektir.

Türk Milleti, milli ve dini bağları güçlü tuttuğu her dönemde karşısına çıkan veya çıkarılan sorunların üstesinden gelmesini bilmiştir

DEĞERLER AŞINMASI

Değerler aşınması; toplumu bir arada tutan milli ve manevi değerlerin, yabancılaşmanın etkin olduğu bir ortamda çözülmeye yüz tutmasıdır.
Toplumsal yapıda çözülme; kutuplaşma, adil ve özgür yaşamdan uzaklaşma, siyasi iradenin gücüne boyun eğme; sevgi, saygı, hoşgörü ve empati yapma gibi insani değerlerin hiçe sayılması sonucu ortaya çıkmaktadır.
2014 yılında yapılan bir ‘Kutuplaşma Araştırması, toplumun yüzde sekseninin başka bir partiye oy veren kişilerle komşuluk ilişkisini yaşamak istemediğini ortaya koymuştu.
2000 yılında yapılan bir ‘Değerler Araştırması da; adalet, saygı, sevgi, ahlak ve güven gibi değerlerin toplumun her kesimince özlem duyulan değerler olarak benimsendiğini göstermişti.
Cumhuriyeti kuran, Türk toplumunun iktisaden ve manen gelişmesine büyük önem veren ve bu anlamda ülke genelinde yeni kurumlar oluşturan Atatürk, ortak bir değerimiz olarak tarih sahnesinde yerini almış bir liderdi. Atatürk zaman zaman halkın arasına karışarak vatandaşın dertlerini dinlemiş, toplumu bir arada tutan ortak değerlerin yaşatılması hususunda gerekli çabayı göstermiştir.
Ancak Atatürk’ten sonra gelen siyasi liderlerin ve siyasete yön veren kurumların Cumhuriyetle oluşturulan temel değerleri bir arada tutma konusunda yeterince başarılı olamaması; siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda değerler aşınmasının su yüzüne çıkmasına neden olmuştur.
Yakın dönemde siyasi, iktisadi, milli ve manevi değerler alanında yaşanan yozlaşma; toplumu bir arada tutan yapı taşlarını yerinden oynattı ve toplumsal yapıda sarsıntılara neden oldu.

DEĞERLER HAREKETİ

Doğan Grubu, bundan 4 yıl kadar önce ‘ Türkiye’nin Ortak Değerleri- Müştereklerimizi Keşfedelim- Geleceğe Birlikte Yürüyelim, adıyla bir değerler hareketi başlatmıştı.
Bu hareket o tarihte Türk toplumunun değer verdiği sanat, spor ve bilim alanındaki insanları bir araya getirmiş, toplumca saygın görünen ve bilinen kanaat önderlerimiz de bu harekete destek vermişti.
Bu hareketin yürütülmesinde güdülen amaç; toplumda sosyal kırılmaları önlemek, siyasette kutuplaşma, çekişme ve gerilimlere son vermek, demokrasiye olan inancı pekiştirmek, empati yapma ve duygudaşlığı benimsetmek şeklinde açıklanmıştı.
Üzerinde durulan en önemli hususlardan biri de sevgi ve hoşgörünün hakim olduğu ortak bir Türkiye hayaliydi. Bu hayalin gerçekleşmesi amacıyla günümüzde de gerek siyaset alanında gerekse toplumsal yapıda bizi bir arada tutan ortak değerleri canlı tutmak zorundayız.
Bizim medeniyetimiz; farklı ırklardan, dinlerden ve kültürlerden gelen insan toplulukları arasında bile ortak değerler üreterek aradaki birlik ve beraberliği sağlamak esasına dayanıyordu.
Farklılıklar üzerinden çatışmaya meydan vermemek, toplumun ortak paydasında yer alan sanatçı, sporcu, bilim insanı ve kanaat önderlerimize sahip çıkmak; sevgi ve hoşgörü kültürünü hakim kılmak; ortak bir Türkiye için bugünde gereksinim duyduğumuz temel hususların başında yer almaktadır.

YÜKSELEN DEĞERLER

Günümüzde de öncelikle insan; yaşamdaki konumu, olaylara yaklaşımı ve yön vermesi gibi nedenlerle değerli bir varlık olma özelliğini korumaktadır.
Diğer bir deyişle insan canlı bir varlık olarak bedensel, ruhsal ve toplumsal yaşam ilişkileri ile birlikte bütünleşmiş bir değerdir.
İnsanın değerli bir varlık olması; insanlar arası ilişkilerde olması beklenen temel hassasiyetler ile milli ve manevi değerlerin yükseklerde tutulması esasını beraberinde getirmiyor ne yazık ki…
Ne var ki yaşadığımız toplumda kötümser olmamızı gerektiren bir durumla da henüz karşı karşıya değiliz.
Yaşanan tecrübeler değerlerimizin korunması ve yaşatılması noktasında bir hareketlilik oluşturmuş; eğitim sistemi içinde değerler eğitimine önem verilmesi Milli Eğitim Bakanlığınca da hüsnü kabul görmüştür.
Ayrıca sivil toplum kuruluşları da konuya gereken hassasiyeti göstermiş bulunuyor. İnsani değerleri yaşatma, yüceltme ve toplumsal yapıda bilinç oluşturma yolunda kurulan dernek ve vakıflarda bu konuda önemli bir sorumluluğu üstlenmiş bulunuyor.
Bundan sonrası için temel insan hakları paralelinde toplumu güçlü kılacak, insani, milli ve manevi değerleri yükseltme yolunda gösterilen çabalara destek olabilmeliyiz.
Bizi ‘biz, yapan ortak değerlerimize sahip çıkmak birey olma bilinci yanında diğer her alanda gelişmemize yardımcı olacaktır.
Ülkeler sadece ekonomik alanda gelişmez. Gerçekte ekonomik, sosyal ve siyasal alanda gelişebilmenin ana motoru sahip olduğumuz milli, manevi ve insani değerleri yaşatmaktan geçmektedir.

(*) İnsani Değerler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi
e-mail: ozgenatif@gmail.com

 Okunma Sayısı : 100         02 Ağustos 2020

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 701077

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.