YENİ BİR MERKEZ PARTİ ÇALIŞMASI Metin ÇINAR

 / MAKALELER-ŞİİRLER

YENİ BİR MERKEZ PARTİ ÇALIŞMASI
 

Merkezde Parti kuruluşu için çalışmalarına hız veren bir ekipten bahsedeceğim. Bu ekip uzun zamandır siyasi oluşum için farklı kişiler, farklı gruplarla temas halindeler idi. Bugün için iki yüz elliye yakın bir isim listeleri oluşmuş halde. Listedeki isimlerin çoğunu kamuoyu yakından tanımaktadır. İçlerinde akademisyenler, eski bakanlar, milletvekilleri, işadamları, sivil toplum yöneticileri, bürokratlar, gençler, ev hanımları, basın mensupları vs. diyebileceğimiz renkli bir liste. Mevcut partiler içerisinde bulunmuş, ancak ya kendine yer bulamamış ya da partideki görev alanı daraltılmış kişilerin de olduğunu paylaşabilirim. Bu ekibin ayrıca, yürütme kurulunu oluşturan adına da çekirdek kadro diyebileceğimiz bir beyin takımı mevcut. Her türlü çalışmayı, zamanlamayı, istişareleri bu ekip belirliyor ve sekretaryayı bu ekip yerine getiriyor. Bu ekip içerisinde Milliyetçi, muhafazakar, liberal, Milli Görüşçü, sosyal demokrat görüşleri temsil eden bir düşünce yapısı var. Kararlar istişareyle, çalışmaları da demokratik usul ve ilkelere, insan hakları ve düşüncelere saygı çerçevesinde alıyor, aldıkları kararların da ahlaka ve hukuka uygunluğuna dikkat ediliyor. Bu hususlar grubun olmazsa olmazlarındandır. Konuyu tarafıma aktaran çekirdek ekipte görev yapan ve benimde yakından tanıyıp takdir ettiğim eski milletvekili, bürokrat ve Ak Parti Kurucular Kurulu Üyesi Sayın Kemal Albayrak; “düğmeye bastığımız anda, yetmiş ilde ve ilçelerinde aynı gün teşkilat kuruluş dilekçelerini verebilecek durumdayız” diye açıklamada bulundu. Çalışmalar içerisinde farklı yönlerde yıllarca çalışmış platformlarında mevcut olduğunu, ülkenin sorunlarının çözümünü bu ekip ve anlayışın ancak gerçekleştirebileceğini anlattı. Liste kesinleştiği anda ve yönetimin izni doğrultusunda paylaşım yapabilirim.

İLHAN KESİCİ’NİN TWEETİ

“Maç Başlıyor” başlıklı önceki yazımda belirttiğim parti kuracaklar arasında ismini buradan neşrettiğim Mehmet Şimşek ve İlhan Kesici idi. Konu dikkat çekmiş ki, bir hayli tarafıma yazıyla ilgili yorumlar ulaştı. Bahsetmek istediğim Sayın İlhan Kesici’nin bu yazıda bahsettiğim parti kuracak bilgisine istinaden attığı bir tweetti. Sayın Kesici tweetinde “Hakkımda çıkan CHP’den istifa ederek yeni parti kuracağım yönündeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Kamuoyunu bilgilendirme gereği hissettim” diye açıklama yapması, işin doğrusudur. Ancak yadırgadığım, tepkisel ölçümle ilgili yakınlarına parti kurabilme yönündeki beyanı, sonrasında tepkilerin temayülü doğrultusunda, parti kurma düşüncesinin olmadığı yönündeki çıkışını anlamış değilim. Kesici’nin bu çıkışı, PM ile ilgili olabileceği de düşünülebilir.Neden olmasın…?  Parti kurmak bu ülkede yapılabilecek en ulvi görevlerdendir. Yeter ki insana hizmeti esas alsın, hakların tesisi ve adaletin tecellisi yönünde yönetime gelmeyi amaçlasın.  

KAVGA ETTİREN VİRÜSÜ

Kabul edip etmeme sizlerin takdirindedir. Karışmıyorum. Ancak bana göre tıp ve tıpla ilgilenen kişilerin çok nazik ve hoşgörülü meslek sahipleri olarak görürdüm. Korona virüs çıktı, medya mikrofonu, kamerayı bu kesime çevirdi ki, öyle olmadıklarını ekranlar karşısında hayretle izlemeye başladım. Sonuçta bu kavga ettiren virüsün her kesimde aynı olduğunu fark ettim. Rahmetli Ferruh Bozbeyli “ kavga edenler olarak bizler yıllarca ekranlarda siyasileri izler ve eleştirirdik. Diğer kesimlerin birbirleri arasında pek de kavgaları olmaz diye bilirdik. Ki; deprem oldu, deprem profesörleri birbirine girdi. Ekranlar karşısında birbirlerine demediğini bırakmadılar. Gördük ki, kavga sadece siyasiler arasında değilmiş” diye bir sohbette anlatmıştı. Şimdi bu açıklamaya ilave “ekranlar karşısına geçen, pandemi döneminde birbirlerine demediklerini bırakmayan, hatta içlerinden Cumhurbaşkanlığına adaylığını bile ilan etme aşamasına gelen bilim adamlarını gördük. Demek ki, kavga ettiren etmenin aslında herkese ortak bulaşabilen bir virüstür. Aşısı da, tedavisi de olmayan, genetiği çözülmemiş bir virüs çeşidi.

FIKRA (eşşeklik etmeyin)

Temel eşeğiyle dönerken yolda gördüğü elma bahçesindeki elmalardan tatmak ister. Bahçeye girer ve eşeğinin üstünde kolayca eriştiği elmalarla bir güzel karnını doyurur. Tam ayrılacağı anda bahçe sahibi ikisini de yakalar. Önce bir güzel eşeği döver, ardından da köşede bekleyen Temel’e iyi bir sopa çeker. Dayaktan sonra dayanamayan Temel, bahçe sahibine sorar. Tamam, dövdün, anladık da, sana pirşey sormak isteyrum. Neden önce beni değil de eşeği dövdün?

Bahçe sahibi; “önce seni dövseydim, eşek kaçardı da ondan” der.

                                     Metin  ÇINAR


 Okunma Sayısı : 89         03 Ağustos 2020

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 350698

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.