SOSYAL MEDYADA NELER OLUYOR ? Atıf ÖZGEN (*)

 / MAKALELER-ŞİİRLER

SOSYAL  MEDYADA  NELER  OLUYOR ?

Atıf ÖZGEN (*)

Neler olmuyor ki… !!?
Siyaset erbabı, Twitter üzerinden rakipleriyle hesaplaşıyor; sanatçılar, Instagram ve Youtube de özel  yaşamları veya ürettikleri eserlere ilişkin paylaşımlarda bulunuyor; çocuklar, gençler ve yetişkin kuşak Facebook ve diğer sosyal mecralarda bilgi, oyun veya günlük yaşama ilişkin arayışlara yöneliyor.
Bir bakıma sosyal medya gerçek yaşamın sanal ortama yansıtılmış bir versiyonu durumunda!
Günümüzde sosyal medya yaşamımız da önemli bir yer edinmiş durumda. Özellikle yükseköğrenim gören genç kesim arasında yapılan bir araştırmaya göre; gençler, yalnızlıklarını gidermek ve yaşamlarındaki olumsuzluklardan kaçınmak için sosyal medyaya sığındıklarını ifade ediyor.
Cep telefonlarını yakınlarımız arasında bir iletişim aracı, sosyal medyayı ise dünyayı içine alan bir kitle iletişim aracı olarak kullanıyoruz.
Öyle ki artık sosyal medyanın dijital ortamda sağladığı olanaklar sayesinde dünya küçüldü, adeta her insanı içinde barındırdığı küçücük bir kasabaya dönüştürdü.
İnternet haftası nedeniyle yapılan bir araştırmanın sonucuna göre; Ocak 2020 tarihi itibarıyla dünya genelinde internet kullanıcı sayısı 4,5 milyar civarında, aktif olarak sosyal medya kullananlar ise 3,8 milyar olarak açıklandı.
Türkiye, günlük 7 saat 29 dakikalık internet kullanımı ile dünya ortalamasının üzerinde yer alıyor. Ülkemizde 62 milyon civarındaki internet kullanıcısı 16-64 yaş aralığında bulunuyor. Sosyal medya platformları arasında Facebook kullanımı ülkemizde % 51 ile ilk sırada; Youtube % 41 ve Twitter % 35 oranında kullanılıyor.
Bu veriler rakamsal olarak değerlendirildiğinde Facebook’un ülkemizde 37 milyon, Instagram’ın 38 milyon, Twitter’in 11.8 milyon kullanıcısı olduğu hesaplanmış… 
Sosyal medya; Facebook, Twitter, Instagram, WhatsApp ve Youtube gibi değişik sosyal ağları bünyesinde barındırıyor. Sosyal medya uzmanlarının ortak görüşüne göre bu ortamların hiçbiri % 100 güvenilir değil.
Nitekim 17.07.2020 günü basın organlarında yer alan bir habere göre dünyaca ünlü birçok kişi ve şirkete ait Twitter hesapları hack’lendi. Hesabı ele geçirilenler arasında Twitter’in CEO’su Jack Dorsey olmak üzere eski ABD Başkanı Barack Obama, Demokrat Başkan Adayı Joe Biden, Microsoft’un kurucusu Bill Gates ile adları dünyaca duyulmuş bazı önemli iş adamı ve sanatçıların hesapları bulunmaktaydı.
New York Times’in haberine göre, saldırı devlet ya da organize olmuş suç örgütleriyle bağı olmayan en az üç genç tarafından düzenlenmiş…
Olayın ardından ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) soruşturma başlattı ve halka ihtiyatlı olma çağrısında bulundu. ABD Senatosu Ticaret Komitesi, Twitter’in olayla ilgili ifade vermesi gerektiğine karar verdi. Twitter yetkilileri ise sorunun düzeltilmesi için adımlar atıldığını açıkladı. (Milliyet,18.07.2020, S.3)
Bu olay sosyal medya tarihinin en büyük skandalı olarak nitelendirildi. Teknoloji devlerine bunu yapan korsanlar sade vatandaşın hesaplarına neler yapmaz ki!.. Bu nedenle sosyal medya uzmanları teknoloji kullanıcıları için basit güvenlik önlemlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade ediyorlar.
Kullanıcıların güçlü bir şifresi olmalı ve bu şifre ‘bir büyük harf, rakam ve noktalama işaretlerinden oluşmalı ki, kırılması zor olsun deniliyor. Ayrıca her platform için ‘aynı şifre kullanılmaması, öneriliyor.
Değişik boyutları bulunan sosyal medyanın çocuklarımız, gençler ve yetişkin kuşak açısından olumlu veya olumsuz yanları üzerinde durmak gerekiyor.
Özellikle sosyal medyanın siyasal alanda kamplaşma ve kutuplaşma, özel hayata müdahale, yalan haber ve bilgi kirliliği, sahtekarlık ve dolandırıcılığa yol açtığı durumlar dikkate alınarak alınması zorunlu önlemler, ülkemizde de siyasi irade tarafından mercek altına alınmış durumda.
 
SOSYAL MEDYANIN GERÇEK YAŞAMA OLUMLU YANSIMALARI
 
İnsanoğlu tarih boyunca yaşamı kolaylaştırmak, refah ve mutluluk içinde yaşamını sürdürmek amacıyla bilimsel alanda yeni buluşlar gerçekleştirdi.
Teknik donanım açısından 1 asır öncesine göre insan olarak daha rahat bir ortamda yaşıyoruz.
Dijital ortamda yakın geçmişte hayatımızı kolaylaştıran önemli olaylara tanık olduk. Web arama motorları ile internetin uçsuz bucaksız dünyasında istediğimiz bilgiye ulaşabiliyoruz.
Akıllı telefonlar günlük yaşamımıza girdi. Artık akıllı telefonlar denilince hem internette gezinebileceğimiz, GPS ile yol tarifi alabileceğimiz, ofis uygulamaları açabileceğimiz, oyun oynayıp fotoğraf çekebileceğimiz, bankacılık, iş yaşamı veya resmi işlemlerimizi yapabileceğimiz bir platform aklımıza geliyor.
Sosyal medya platformlarından biri olan Facebook’ta veya Instagram’da insanlar; yakınları ile sanal ortamda sohbet ediyor, izini kaybettiği eski dostlarını buluyor veya sahibi olduğu mesleki yaşamına dair ürettiği eserleri takipçileri ile paylaşabiliyor.
Resmi ve özel işlemlerimizi zamandan ve hızdan tasarruf etmek amacıyla dijital ortamın kolaylıklarından yararlanmak şüphesiz olumlu bir gelişme.
İnsan ve insanlık adına güzel davranışta bulunanları takip etmek, yeni gelişmeleri yakından izlemek, doğru bilgi ve habere ulaşmak için sosyal medyanın bilinçli kullanılması öneriliyor.
Yakın geçmişte yapılan bir araştırma ülkemizin sosyal medyayı online kullanan ilk 10, bilinçsiz kullanan ilk 3 ülke arasında olduğunu gösterdi.
Her yaş grubundan insan üzerinde sosyal medya ilgi uyandırıyor. Alışkanlıklarımızı tümüyle değiştiren sosyal medyanın olumsuz yanları üzerinde durmak bilhassa yetişmekte olan çocuklarımızın gelecekleri açısından bilinçlendirmek büyük önem taşıyor.
 
SOSYAL MEDYANIN GERÇEK YAŞAMA OLUMSUZ YANSIMALARI
 
Sosyal medya; gerçek olmayan sanal ortamda insanların kendilerini ifade etme olanağı bulduğu, bilgi ve deneyim paylaşımının yapıldığı, ne var ki güvenilir olmayan bir ortamdır.
Bir tanıma göre sosyal medyanın en tehlikeli yanı bizi kendi hayal ettiğimiz dünyada mutlu hissettiren insanların içine hapsetmesidir.
New York’taki Cornell Üniversitesinde Bilgisayar Bilimleri Profesörü olan ve sosyal medya üzerinde çalışan John Kleinberg; internette bir şeyler yaparken, herkes sizi izliyormuş gibi davranın. Çünkü gittikçe böyle oluyor, diyor.
Sosyal medya içinde önemli bir ağ konumunda olan Twitter, kişisel popülarite stratejisi üzerine kurulmuş olup insanları sivrilme yarışına sokuyor.
Twitter’de ki linç eğilimi ötekini yok etme dürtüsünden besleniyor. Aslında insanı esas alan bir görüşe göre; ‘Hepimiz eşsiz kar taneleriyiz. Birbirine benzemeyen ama beraber yaşamaya mahkum bambaşka insanlardan oluşuyoruz.
Yapılan bir araştırmaya göre sosyal medya, hacker olarak isimlendirilen bilgisayar korsanlarının kredi kartları bilgisinin çalındığı, insanların sahte hesaplarla dolandırıldığı, e-ticaret sitelerinin çökertildiği bir ortamın doğmasına olanak sağlıyor.
Sosyal medyada siber zorbaların hedefinde olmamak, yakışıksız ahlaktan yoksun teklif almamak, sağlık alanında güvenilir olmayan sitelere girmemek, konum paylaşmamak, kuralsız iletişimden uzak durmak amacıyla çok uyanık ve dikkatli davranmak gerektiği üzerinde duruluyor.
Bir görüşe göre Facebook, Twitter, Instagram, Snapchat ( akıllı telefonlar için geliştirilmiş, platformlar arası çalışma özelliğine sahip bir anlık mesajlaşma uygulaması) ve bir Çin platformu olan TikTok gibi sosyal medya platformları insanları ölümsüzlük arayışına yöneltiyor. Halbuki gerçek yaşamda ölümsüzlük diye bir şey yok.
İnsan olarak hayatın fani ve geçici olduğu gerçeğinden hareketle, ürettiğimiz eserlerle, yaşama bırakacağımız anlamlı izlerle, neslimizi devam ettirmek suretiyle anılırız.
Sosyal medya hemen her ülkede; iktidar yanlısı ve iktidar karşıtı olarak ikiye ayrılmış durumda. Bu nedenle Çin ve Kuzey Kore gibi bazı kapalı ülkelerde sadece devlet interneti kullanılıyor. Geniş halk kitlesinin sosyal medyada yer alan değişik platformlara girmesine olanak tanınmıyor.
Çocuklarımızı da sosyal medyanın olumsuz yanlarından uzak tutmak gerekiyor. Uzmanlar, çocukları suça, kötümserliğe teşvik eden hatta intihar etmelerine yol açan ‘Momo, ‘Mavi Bebek, ‘Mavi Balina, ve benzeri oyunlara karşı uyanık olma konusunda uyarıyor.
Özellikle koronavirüs salgını döneminde çocuklarımızın evlerde kalması, bilgisayar ve internet oyunlarına olan ilgiyi artırdı. Çocukların geç saate kadar bilgisayar başında kalmaması, siber zorbalığa maruz bırakılmaması için velilere önemli sorumluluklar düşüyor.
 
SOSYAL MEDYA KULLANIM KILAVUZU VE YENİ DÜZENLEME
 
Sosyal medya ortamında sahte hesaplar açılması, sahtekarlık ve dolandırıcılık yapanlar için uygun bir ortamın olması, yetişmekte olan çocuklarımızı bağımlı bir alışkanlığa yöneltmesi, hak ve hukuk tanımayan bazı insanların beğenmedikleri kişi ve kuruluşlara karşı hakaret boyutuna ulaşan davranışlara gidilmesi sosyal medyada düzenlemeye gidilmesi gerçeğini gündeme taşıdı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Fahrettin Altun; terör örgütleri başta olmak üzere, Türkiye düşmanlarının sosyal, siyasal ve ekonomik hayatı hedef alan saldırıları ve yalan haberlerin sosyal medya üzerinden servis edilmesi karşısında ‘Sosyal Medya Kullanım Kılavuzu, hazırlandığını açıkladı.
Hazırlanan kılavuz sayesinde kullanıcılar; hesapların içerik ve güvenirliliği, sosyal medyanın avantaj ve dezavantajları, çocuklar ve gençler için öneriler, başarılı profil oluşturma ile kişilik hakları ve kamu çıkarları konularında bilgi sahibi olacaklar.
Böylelikle sosyal medya kullanımının hukuki boyutu olduğu, art niyetli suça yönelen paylaşımların cezai müeyyidesi olduğu, sosyal medyada yer alan platformların ülkemizde idari temsilcileri olması gerçeği yapılacak yeni düzenlemede yer almış olacak.
Gerçi 5651 Sayılı ‘İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, internet ortamında yapılan yayınların sistematik bir düzen ve kontrol altına alınması ve aynı zamanda yapılan bu yayınlar yoluyla işlenen suçlar ile mücadele edilmesini öngörmekteydi.
TBMM, 27.Dönem üçüncü yasama yılı çalışmalarını sosyal medya düzenlemelerine ilişkin kanunla tamamladı. ‘İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Bu düzenleme Türkiye’de sosyal ağ kullanıcısı olan 54 milyon civarındaki vatandaşı doğrudan ilgilendiriyor. Yeniden düzenlenen yasaya göre 1 Ekim 2020 tarihi itibarıyla ülkemizde günlük erişimi bir milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcılarına, Türkiye’de en az bir temsilci bulundurma zorunluluğu getiriliyor.
Ayrıca yasada yapılan yeni düzenleme ile sosyal medyada içeriğin suç oluşturduğuna yeterli şüphe bulunması durumunda erişimin engellenmesinin yanı sıra içeriğin çıkarılması yönünde karar verilebilecek. Yapılan yayının içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edildiğini iddia eden kişiler ve kurumlar doğrudan sulh ceza hakimine başvurup bu içeriğin çıkarılmasını isteyebilecekler. ‘İnternet trafik bilgisi, sadece IP adresini değil, kullanıcıyı ayırt edebilen ‘port bilgisini, de kapsayacak.
 
YENİ DÜZENLEMEYE İLİŞKİN MUHALEFETİN ELEŞTİRİLERİ
 
Sosyal medyada yapılan yeni düzenleme öncesi muhalefette eleştirilerde bulundu. Bu eleştirileri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:
• Muhalefetin en çok muzdarip olduğu trolleşmeden hükümet yıllarca etkisiz kaldı, ucu kendine dokununca düzenleme yapılması yoluna gidildi.
• Sosyal medya düzenlemeleri Türkiye’de özgürlükler alanını daraltmayan bir vizyonla buluşmalı. Medeni ülkelerde olduğu gibi özgürlükler güvence altına alınmalı.
• Bu teklif sosyal medya düzenlemesi değil, sosyal medyadaki muhalif düşüncelerin zapturapta alınmasına yönelik bir tekliftir. 
• İktidar aceleci, ısrarcı ve uzlaşmadan uzak bir tavır içinde hareket etmiştir.
• Talepleri karşılanmayan platformların bant genişliğinin % 95 oranında daraltılması, yayının durdurulması anlamına gelir.
• Kullanıcı bilgisinin paylaşıma açılmasında amaç kullanıcıları fişlemek ve muhalefeti susturmak anlamını taşıyacaktır.
• İnternet çağında, interneti yasaklayıcı çözüm gören bu anlayış, gerçeklerin duyulmak istenmemesi anlamını taşıyacaktır. Bu sansürü öngören bir anlayışın tezahürüdür.
Sosyal medya kullanımı; dikkate değer farklı fikir ve düşünce zenginliği sağlıyor, bilgi dağarcığımızı artırıyor, insani gelişmişliğimize katkıda bulunuyor, yetişmekte olan yeni nesli doğru yönlendiriyor, milli ve manevi değerlerimiz etrafında bizleri bütünleştiriyorsa endişeli olmayı gerektiren durum ortadan kalkmış demektir.
Yeni düzenleme sosyal ağ sağlayıcıları ve kullanıcıları tarafından nasıl karşılanacak ve yeni uygulamada ne gibi sorunlar çıkacak bunu da yeni zaman sürecinde görebileceğiz. Dileriz, zaman mağduriyetleri ortadan kaldırsın, insan hak ve ihlali olmadan sosyal medya amaca uygun şekilde kullanılsın.
 
(*) İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
e-mail: ozgenatif@gmail.com

 Okunma Sayısı : 71         15 Ağustos 2020

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 205740

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.