GEÇMİŞ VE GELECEK Atıf ÖZGEN (*)

 / MAKALELER-ŞİİRLER

     Atıf ÖZGEN (*)

Geçmiş, dünde kalan; gelecek, yarınlarımızı dokuyacak olan önemli iki zaman dilimidir.
İnsan olarak geçmişimize sahip çıkıp yaşananlardan ders çıkarmak, sağlıklı bir gelecek kurmak için zorunludur.
Bizi geçmişimize götüren bağlar; hayatımıza anlam katan, mutlu ve değerli kılan bağlar olduğu için hafızamıza kaydedilmiştir.
Geçmiş ve gelecekle ilgili olarak ünlü düşünürler iki farklı görüş savunuyorlar:
Ben önüme bakarım, geçmiş geride kalmıştır, şeklinde düşünenler olduğu gibi; ‘geçmiş geleceğimizin başlangıcıdır ve ders çıkarmak için yararlıdır, şeklinde görüş savunanlarda bulunmaktadır.
Bireysel olarak geçmişte yaşadıklarımız ile toplumsal olarak geçmişte yaşananlar, farklı şekilde değerlendirilmesi gerekli bir özellik taşırlar.
Yetişkin bir birey olarak geçmişte yaşadığımız acı ve tatlı olaylar, bizi etkilediği ölçüde belleğimizde yer bulur.
Ailede, okulda, bir sağlık kuruluşunda veya askerlikte yaşadığımız bazı olaylar zaman zaman hafızamızda canlanıverir.
Bu olaylardan bazıları bizi mutlu kıldığı, yaşamımıza yön verdiği ya da unutulması zor; acı ve elem yaşamamıza neden olduğu için hafızamızda ömür boyu sakladığımız anılardan oluşur.
Aradan uzun yıllar geçmiş olsa da; ilkokula başladığımız ilk günü, eğitimini aldığımız diğer okullardan mezun olduğumuz günleri, askere uğurlama törenini; evlendiğimiz ve sonrasında anne veya baba olduğumuz günleri unutmayız.
Geçmişimizi dokuyan bu anlamlı günlerin hafızamızda özel bir yeri vardır.
Geçmişimizde tanık olduğumuz toplumsal yaşamda geçen olaylar da bir ömre sığan olaylar arasında yer alır.
Sanat, spor veya sosyal yaşamda, teknolojik alanda yaşanan gelişmeler ile toplumu sarsan trajik olaylar da ( doğal felaketler, askeri darbeler, büyük göçler, salgın hastalıklar, uçak kazaları, insanlığın ilk uzay denemeleri, katliamlar ve yıllarca süren göçler gibi) bu tür olaylar arasında yer alır.
2020 yılı başında tüm insanlığı etkisi altına alan koronavirüs salgını, insanları geçmişi ile yüzleşmeye yöneltti.
Kısa sürede bulaşan ve dünyanın tümünü etkisi altına alan virüs, yüzbinlerce insanın ölümüne neden oldu, olmaya da devam ediyor; insanlar salgından kurtulma uğruna evlerine hapsolmak zorunda kaldı.
‘Hayat Eve Sığar, sloganıyla yaşam bizi televizyonlarda geçmiş günlerimizde yaşanan sanat ve spor alanında ki etkinlikler ile TV dizileri ve belgeselleri izlemeye yönlendirdi.
Geçmiş ve gelecek birbirine bağlı; biri diğerinin devamı olan bir zincirin halkaları gibidir. Gelecekte bir günde geçmişte yaşanan bir gün olarak anılacaktır.

TOPLUMSAL GEÇMİŞ

Her toplumun bir geçmişi vardır. Toplumların geçmişte yaşadığı olayları ‘Tarih Bilimi, kaydeder.
Bizde Türk Toplumu olarak atalarımızın geçmişte yaşadığı onur verici olaylarla iftihar eder; üzülmemize neden olan olaylardan da ders çıkarmaya çalışırız.
İnsanlığın bir geçmişi olduğu gibi, her toplumunda ayrı bir geçmişi vardır. Gelişim ve değişim sürecinde yaşananları bilim insanları farklı bilim kolları arasında değerlendirmiştir.
Geçmişte yaşanan savaşlar tarih biliminin, günümüze kadar ulaşan sanat eserleri sanat tarihinin, bilimsel alanda gerçekleşen buluşlar keşifler tarihinin, insanları Allah’ın varlığına ve birliğine götüren inanç kültürü alanında yaşanan gelişmeler dinler tarihinin konuları arasında yer alır.
Kendi tarihimizde yaşananların tanığı olmadık. Yaşadıkları dönemin tanığı olan tarihçiler döneminin olaylarını o günkü imkanlar çerçevesinde nesilden nesle aktardılar.
Türk toplumu olarak geçmişten günümüze kadar atalarımızın bize ulaştırdığı eserler, artık insanlığın da ortak mirası olmuştur.
Her yıl turizm mevsiminde milyonlarca insanın değişik toplumlara ait geçmişten günümüze kadar ulaşan eserleri ziyaret etmesi, turizm sektörünü canlandırması yanında geçmişe duyulan merak nedeniyledir.
Geçmiş ve gelecek birbirini tamamlayan zaman diliminin önemli iki halkasıdır. Geçmişten yararlanarak geleceğe yönelik planlar yapmak yararlı sonuçlar verir. Bu nedenle gerek bireysel gerekse de toplumsal açıdan geçmişi unutmadan geleceğimizi kurmaya yönelik adımlar atabilmeliyiz.
Bireysel geçmişimizin iyi anılmasını istiyorsak, yaşamımızda anlamlı izler bırakmaya gayret göstermeliyiz.
Toplumsal geçmişimiz için ise Türk toplumu olarak insanlık için yararlı kalıcı eserler üretmeli, toplumun mutluluk ve refahı yolunda gayretle çalışmaları sürdürmeliyiz.

(*) İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
e-mail: ozgenatif@gmail.com


 Okunma Sayısı : 52         01 Eylül 2020

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 981991

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.