ÜLKEMİZDEKİ SİYASETİN GELECEĞİ ÜZERİNE VARSAYIMLAR

 / ETKİNLİKLER

ÜLKEMİZDEKİ SİYASETİN GELECEĞİ ÜZERİNE VARSAYIMLAR

Görevi ülkenin sorunlarını çözmek ve vatandaşlarımızın güven, huzur, barış ve refah içerisinde yaşamalarını sağlamak olan siyaset kurumu çok partili hayata geçtiğimiz 1946 yılından bu yana geçen 80 yıl içerisinde maalesef görevini tam manasıyla yapamamıştır. 1946 öncesi siyaset ayrı bir inceleme konusudur.

Türkiye hem üzerinde bulunduğu coğrafya hem de bir imparatorluk bakiyesi olması dolayısıyla her bakımdan çok büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen; bir Almanya, Japonya, Güney Kore, Fransa, İngiltere veya İtalya İspanya olamamıştır, yani gelişmiş ülkeler sınıfına girememiştir.

Türkiye gelişmiş bir ülke olamamanın yanında; Avrupa’da en yüksek enflasyon ve faiz oranı, AİHM’de en çok hak ihlali dosyası olan, ceza evlerinde en çok mahpusu bulunan, yüzbinlerce insanın KHK lar ile mağdur edildiği, yüksek işsizlik oranı sebebiyle yüzbinlerce gencin yurt dışında iş aramak durumunda bırakıldığı, Uluslararası Şeffaflık Derneğine göre yolsuzluk algısının en yüksek ülkeler arasında olduğu, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmadığı, yargının ve bürokrasinin siyasallaştığı, Türk-İş verilerine göre milyonlarca vatandaşımızın açlık ve yoksulluk içinde yaşadığı bir ülke görünümüyle ve daha birçok olumsuz göstergeler ile üzücü ve endişe verici bir durum sergilemektedir.

Bu durumun birinci derece sorumlusu elbette ki siyaset kurumudur. Özetle; lider ve çıkar odaklı, kutuplaşma ve kimlik siyaseti üzerine kurulu siyasi yapı ülkemizde toplumsal barışı sağlayamamış, demokrasimizi geliştirememiş ve temel sorunları çözememiştir. Bu durumun farkında olan vatandaşlarımız 1983 yılında Anavatan Partisi’ni ANAP’ı, 2002 yılında da Adalet ve Kalkınma Partisi’ni AK Parti’yi iktidar yaparak diğer siyasi partileri tasviye etmiştir.

Şu an içinde bulunduğumuz konjonktür 1983 ve 2002 yıllarına çok benzemektedir, toplum yepyeni bir siyaset arayışı içerisine girmiştir. Cumhuriyet tarihimiz boyunca 400 siyasi parti kurulmuşken, 2023’ten bugüne yani son üç yıl içerisinde 100 civarında siyasi parti kurulması bu arayışın açık bir göstergesi olmuştur. Ayrıca CHP içinde yaşananlar ve Yeni Parti’nin kurulması, Sayın Davutoğlu’nun partili siyaseti bırakması, toplumdaki ve medyadaki tartışmalar, siyasette büyük bir değişim ve dönüşümün ayak sesleri gibi görünmektedir. Özetle iktidarı ve muhalefeti ile mevcut siyasi yapı toplumun çok gerisinde kalmış ve halk bu siyasete güvenini tamamen yitirmiştir, hatta neredeyse topyekûn siyasete olan güvenini yitirmiş ve bir depolitizasyona doğru gidiş hızlanmıştır, bu durum bir ülke için tam bir felakettir. Her işte liyakat önemli olduğu gibi siyasette liyakat olmazsa olmaz şartlardandır. Daha önce belirtiğim gibi lider ve çıkar odaklı siyaset anlayışı; dürüst, onurlu ve liyakat sahibi insanların siyasete girmesini engellemiştir, girenleri ise kısa zamanda tasviye etmiştir. Bunun örneklerini saymaya kalksak bu sayfalar yetersiz kalır.

Gelelim esas konumuza; ülkemizde siyasetin geleceği nasıl görünüyor?

Bu konuyu dört başlık altında derleyebiliriz.

1-      CHP de yaşananlar sonucunda medyanın da büyük katkısıyla Sayın Özgür ÖZEL önemli bir fenomen haline gelmiş, halkta karşılığını bulmuş ve buradan aldığı ivmeyle YENİ Parti’yi kurmuştur. YENİ Parti’nin bugünkü haliyle iktidar olması pek mümkün görünmüyor. Fakat CHP’nin aynı Demokrat Parti gibi bir nostalji partisi haline geleceği net olarak görülüyor. YENİ PARTİ toplumun ne istediğine odaklanıp yepyeni bir siyaset anlayışı ortaya koyabilirse iktidar olmayı başarabilir, şu an itibariyle en yakın iktidar adayı olarak görünmektedir. Bunun için ANAP’ın ve AK Parti’nin kuruluş yıllarında olduğu gibi halkın tamamını kucaklayan bir siyaset anlayışı üretmelidir. YENİ Parti ilk büyük kurultayında oluşturacağı liyakatli kadrolarıyla; ülkemize temiz siyaseti, toplumsal barışı, gerçek demokrasiyi ve refahı getireceğine halkımızı inandırırsa iktidar olması kaçınılmazdır. Bu durum ülkemiz için de büyük bir şans olacaktır.

2-      AK Parti ve Cumhur İttifakı halkın güvenini büyük ölçüde kaybetmiştir, fakat buradan geriye dönüş de mümkündür. AK Parti yaklaşık 25 yıl süren iktidarında ilk 10 yılında gösterdiği performansı devam ettirebilseydi hem ülkemiz çok şey kazanırdı hem de siyasi tarihimizde altın harflerle yer alırdı. Özellikle 2017 Anayasa değişikliği ile getirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile bütün ekonomik, sosyal, siyasal ve ahlaki göstergeler negatif hale gelmiştir. AK Parti kuruluş felsefesi ve kendi tüzüğü ile ters düşmüş, demokrasiden, hukuktan ve halktan uzaklaşmış bir görüntü sergilemektedir. Bu menfi durumdan bir geriye dönüş mümkündür. AK Parti’nin önünde son bir şans vardır. Terörsüz Türkiye süreci ve Yeni Anayasa çalışmaları iyi yürütülürse hem AK Parti’nin hem de Türkiye’nin önünde yepyeni bir siyasi dönem açılabilir. Terörsüz Türkiye sürecinin sadece PKK ve Abdullah Öcalan üzerinden yürütülmesi Milletimizi ve şehit ailelerini rencide edebilir. Terörsüz Türkiye sürecinin genel bir toplumsal barış ve demokrasi üzerinden yürütülmesi süreci başarıya götürebilir. Demokrasi standardı yüksek, kuvvetler ayrılığının ve hukukun üstünlüğünün esas alındığı tam demokratik, özgürlükçü sivil bir Yeni Anayasa ile hem toplumsal barış sağlanır hem de halkın güveni tekrar kazanılabilir. Dolayısıyla Türkiye için yeni bir dönem başlar; böylece halkımızın güven, huzur, barış ve refah içinde yaşaması sağlanabilir ve Milletimiz milletler topluluğunda layık olduğu yere ulaşabilir.

3-      Yukarıda ifade etmeye çalıştığım iki durum gerçekleşmezse; mevcut siyasi partilerden bazıları, STK lar ve kanaat önderleri bir araya gelerek toplumun talepleri doğrultusunda yepyeni bir siyasi oluşum gerçekleştirerek iktidar adayı bir siyasi hareket oluşturabilirler. Bu üç durum önümüzdeki seçim döneminde gerçekleşebilecek alternatiflerdir.

4-      Yukarıdaki üç durum da gerçekleşmezse Milletimizin beklentisi bir başka bahara yani bir başka seçime kalabilir. Fakat yukarıdaki beklentilerin dışındaki bir iktidarın ömrü fazla uzun sürmez.

Tam Demokrasi Platformu iki yıl içerinde 33 STK, 20 siyasi parti ve birçok değerli aydınımızı toplumsal barışın tesisi, demokrasimizin gelişmesi ve siyasetin sorgulanması için bir araya getirerek bir ilki gerçekleştirmiştir. (Gelecek Partisi’nin feshi ile bu sayı 19 a düşmüştür.)  Tam Demokrasi Platformu gibi daha birçok STK kurulduktan sonra halkla bütünleşip iyi çalışırlar ise ülkemizde dürüst, demokrat, liyakat sahibi kadrolardan oluşan yepyeni bir siyasi oluşum gerçekleştirebilirler ve/veya siyasete yön verebilirler. Dünyadaki bütün büyük değişim ve dönüşümleri aydınların öncülüğünde sivil toplum kuruluşları STK lar gerçekleştirmişlerdir. Bir ülkenin güçlü olması toplumun ve kamunun birlikte güçlü olması ile mümkündür. Toplumu da kamuyu da güçlü kılan ise sivil toplum kuruluşlarıdır yani demokrasi bilinci yüksek bireylerdir. Demokrasisi gelişmiş ülkelerde her birey en az 3 ile 10 arasında sivil toplum kuruluşuna üyedirler ve üye oldukları bu STK lar için önemli ölçüde mesai yaparlar, çalışırlar ve gelirlerinin en az  % 5-10 arasında bir harcamayı bu sosyal faaliyetleri için yaparlar. Ülkemizde maalesef bu ölçülerde STK lar kurulamamıştır, dolaysıyla demokrasimiz de ülkemiz de gelişememiştir. Bu husus ayrı bir makale konusudur.

Tam Demokrasi Platformu Ana Yol Partisi’nin sponsorluğunda Kasım ayında Antalya’da yapacağı “TÜRKİYE VİZYONU ÇALIŞTAYI 2026” ile ülkemizin temel sorunlarını ve çözümlerini masaya yatırarak; toplumsal barışın tesisine, demokrasimizin gelişmesine ve siyasetin sorgulanmasına önemli katkılar sağlamayı planlamaktadır.

Toplum siyasetin çok ama çok önündedir, dolayısıyla siyasette çok yakın zamanda büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanması beklenen ve özlenen bir gerçektir, hızla değişen bir dünyada elbette ki Türkiye buna seyirci kalamaz.

Ülkemizde siyasetin geleceği konusunu büyük siyasetçi ve devlet adamı merhum Süleyman Demirel’in bir sözü ile bitirelim. “SİYASETTE 24 SAAT BİLE UZUN BİR ZAMANDIR.”

Saygılarımla… 03.08.2026

Mehmet BOZDEMİR

Tam Demokrasi Platformu Başkanı ve Koordinatörü


 Okunma Sayısı : 35         03 Ağustos 2026

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 335632

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.