Pembe İncili Kaftan

BASINDA DE-VA / BASINDAN SEÇMELER

 HİLMİ YAVUZ

h.yavuz@zaman.com.tr  

Pembe İncili Kaftan

 

GÜNÜN YAZILARI

Millî ruh ve ülkücüler
HAMDULLAH ÖZTÜRK
Pembe İncili Kaftan
HİLMİ YAVUZ
Kendi güzel renginizle
ABDULLAH AYMAZ
İtidal hasreti
AHMET SELİM
CHP'nin Kur'an kursları
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Önder Sav Yatılı Kur'an Kursu
MUSTAFA ÜNAL
Manas kapanıyor...
FİKRET ERTAN
Sağlıklı insan krize girer mi?
MELİH ARAT
Borsalardaki yükseliş yanıltıcı mı?
SELİM IŞIKLAR
Sona yaklaştıkça...
ATIF KEÇECİ
Hakemi değil yıldızları izlemek istiyoruz
AHMET ÇAKIR
Yiğidin ardından...
ESAT GÜRBÜZ
Söz Yangını* Çıktı!
SENAİ DEMİRCİ
Fiyakalı makineler ve diğerleri
YELDA EROĞLU
Yüksek IQ takıntısı
ELİF ŞAFAK
Neriman Altındağ'ın ardından: "Vefasız Gelinimiz"e rahmet olsun!
A. TURAN ALKAN
"6-7 Eylül olaylarını Menderes tertiplemişti!"
MUSTAFA ARMAĞAN
Dünyayı güzellik kurtaracak!
A. ALİ URAL
Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'ta İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e ve moderatör David İgnatius'a karşı çıkışı, Türkiye'mizde her zaman olduğu gibi, bir yandan aşırı ve büyük hayranlık âvâzeleri, öte yandan da alabildiğine aşağılayıcı ve küçümseyici nidâlarla dile getirildi.

Ve bu, beni elbette hiç şaşırtmadı; Zira, Türk halkının, meselelere, artık serinkanlı ve sağduyuyla bakma hassasını kaybettiğini düşünüyorum. Bir aşırılıktan ötekine, çılgınca hayranlıktan körükörüne nefrete sürüklenen bir heyecan medd ü cezri! Bir türlü hiçbir şeyin ortasının bulunamayışı! İtidâl nerede? Nerede ummatan wasatan?

Haydi aşırılıkları, artık Türk insanının 'ikinci tabiat'ı olarak görmeye alıştık diyelim;- bu aşırılıkları bir edep ve hayâ meselesi olarak ele almak hassasiyetini de gösterememiş olmamıza ne demeli? Evet, edep ve hayâ!

Bakınız, Sayın Tayyip Erdoğan'ı, Ömer Seyfeddin'in 'Pembe İncili Kaftan' hikâyesindeki Muhsin Çelebi'ye benzetenler oldu. Hani, şu bir elçi olarak gönderildiği ülkenin hükümdarı tarafından, istiskal edilerek ayakta tutulan Muhsin Çelebi'nin yere, pembe incili, bahada ağır fevkalâde kıymetli kaftanını yere sererek üzerine oturduktan sonra, hükümdarın huzurundan ayrılırken kaftanını almadan bırakıp gitmesi olayının nakledildiği o güzel hikâye! 'Kaftanınızı unuttunuz!' diye seslenenlere Muhsin Çelebi'nin, 'Biz yere serdiğimizi bir daha sırtımıza almayız!' deyişi... O soylu jest!

Ömer Seyfeddin'in, Pembe İncili Kaftan'ın kahramanı Muhsin Çelebi, 'Ömer Seyfeddin' üzerine kuşatıcı bir biyografi kaleme alan rahmetli Tahir Alangu Hoca'nın deyişiyle, bir 'başkaldırma ifâdesi' taşır. Alangu şöyle der: "Osmanlı tarih ve hayatı üzerinde[ki] araştırmaların getirdiği insan örneklerinin, [Ömer Seyfeddin'in] 'Nâdân' hikâyesinde tasvir ettiği Köse Vezir, 'Pembe İncili Kaftan'daki Muhsin Çelebi'lerin davranışlarındaki 'mertlik, sadakat, tok gözlülük, din ve devlete bağlılık' gibi özelliklerden gelen kişiliklerinin belirli çizgileri vardı".

Öyle anlaşılıyor ki, Muhsin Çelebi'nin sergilediği 'mertlik, sadakat ve tok gözlülük'ün bugün Türkiye'de hiçbir kıymet-i harbiyesi kalmamıştır. Nasıl kalsın ki, hiç şüphesiz eğer kalmış olsaydı, 'Hürriyet' gazetesinde Yılmaz Özdil, 'Pembe İncili Kaftan' hikâyesini özetleyip Muhsin Çelebi'nin kaftanını bırakarak gidişini naklederken (okurlarımdan bin kere özür dileyip teeddüp ederek aktarayım) şu satırları yazar mı idi:

'Bu tür osuruktan kahramanlık hikâyelerini 'diplomasi' zannederek büyüyen toplumlarda olur böyle vakalar...'

Özdil'in 'olur böyle vakalar' dediği, Davos'ta yaşanan olay. Şimdi dikkat ediniz: Başbakan'ın Davos'taki çıkışını yanlış bir diplomatik davranış sayabilir, bu çıkışı eleştirebilirsiniz. Başbakan'ın Peres'e karşı duruşunu, 'Pembe İncili Kaftan'ın Muhsin Çelebi'sinin duruşuna benzetenlere de itirazınız olabilir! Ama Sayın Başbakan üzerinden, 'mertlik, sadakat ve tok sözlülük' gibi, Türk insanının geleneğinde erdemi, erdemliliği işaret eden ahlaki değerleri, son derece bayağı bir üslup ve bir sokak çocuğu edâsıyla aşağılamak! Bu derekeye mi düşecektik?

Daha önce de yazdım: Türkiye'de her şey sıradanlaştırılıyor: Devrimcilik, Muro soytarılığına; Aşk, Recep İvedik bayağılığına indirgenmişken, 'mertlik, sadakat ve tok sözlülük' de elbette o mahût sözle pespâyeleştirilecekti... Ne rezil bir toplum olduk, yarabbi!

08 Şubat 2009, Pazar

 Okunma Sayısı : 375         08 Şubat 2009

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 253295

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.