Kul Olmanın Zevki/Ayet-el Kürsi

BASINDA DE-VA / BASINDAN SEÇMELER

 
  Kul Olmanın Zevki/Ayet-el Kürsi
 
Ayşe Sucu
aysesucu@turktime.com

Tanığım ben!


İman ettiğim varlık Hayy… Diriliği kendinden olan varlık… Tek olan, bir olan, var olan,  hep anılan ve en çok zikredilen (hüve) O!


Kendini tavsif ediyor! “Allah’tan başka ilah yoktur, O Hayy ve Kayyum’dur.” Gerçekleştirilecek işlerin düzenini, dirliğini ve varlıkların rızıklarını sağlayandır O…


Yani bütün varlıkların yegâne kaynağı…


“Ne uyuklama tutar O’ nu, ne de uyku”


Hz. İbrahim’in izinde, ancak böyle bir Rabbe, şeksiz şüphesiz teslim olunur. Yalnızca O na boyun eğilir, O’ndan yardım dilenir. Ne büyük bir saadet ya Rabbi sana iman etmek… Ne büyük bir huzur sana teslim olmak! Ne büyük bir lütuf adını anabilmek!


 El açtığımda   yerde ve gökte ne varsa Sen’in” olduğunu bilmek bana secde etmemi emrediyor. Emretmek mi dedim? Hayır, bütün varlığım ve her hücrem varlığına şahadet ediyor;  teslim olmanın zevkini, şevkini yaşatıyor bana…


“İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir ki?”


Dünyada ve ahrette, kim aracı olabilir Sen’in iznin olmadan, Sen’in iznini almadan? Halden hale geçişim bile varlığına delil ya Rabbi! Beni öyle kıl, öyle kıl ki Allah’ım bir sonraki halim, evvelime şefaatçi olsun!


Biliyorum ve iman ediyorum…


“Yaptıklarım ve yapacaklarım bilinmekte” senin tarafından… Aman ya Rabbi… İçimi titretiyor kusurum, günahım… Eksiklerle ve yanlışlarla dolu yaptıklarımdan ve yapacaklarımdan utanıyorum… Ruhum bedenimle imtizaç etmekte zorlanıyor… Ama hani o “Rahmetim gazabımı geçti”  müjden var ya, eritiveriyor bendeki sevabı, günahı, ne varsa her şeyi… Teveccühüm “ben”e oluyor… Bendeki “ben”e… Bendeki sana…


Kim alabilir artık beni “huzur”dan?  Huzurunda, huzurdan başka gönlüm neyi isteyebilir? Huzurunda kapandığım secdeden, kim kaldırabilir beni senden gayrı?


Sana kul oldum ya Allah’ım, senin kapındayım ya, başka ne isteyebilirim Senden! Sana kul olmak,  şerefyap olmak, sana kul olmak,  insan olmak…


O her şeyi bilir, oysa “ O dilemedikçe insanlar, O’nun ilminden hiçbir şey edinemez, hiçbir şey kavrayamazlar.”


Kendisini dilediğine açan Rabbim, öyle büyük bir sultansın ki, huzurundan kimseyi kovmazsın; bilirim… Ama öyle kulların var ki, nimetlerine gark olmuşlar… Aşkının temaşasında, dünya nimetleri onlar için ayaklarının altında sadece basamak… Bir kıvılcım, bir kıvılcım aşk ateşinden bu fakirin isteği… Layık olmadığını bile bile, yine de istemek; Senin lutfundan başka ne olabilir?


Kul olmanın idrakine vardır beni… Kulum de bana Rabbim, bir kez kulum de bana yeter… Bir kez kulum dediğin kul, ne isteyebilir başka senden, bilmem ki?


“O’nun sonsuz kudreti ve egemenliği, gökleri ve yeri kaplar; onların korunup desteklenmesi O’na ağır gelmez.”


Ey Âdem’ in, İbrahim’in Rabbi!


Ey İsa’nın, Musa’nın, Hâtem-ül Enbiya olan Efendimin Rabbi!


Sana imanımı haykırıyorum. Sen’in hâkimiyetin, bilgin, kudretin, ihtişamın sonsuz… Benim gibi bir acizin kalem oynatması zait… Sen kendini övdüğün gibisin hiç kuşkusuz…


Sana ancak yine senin kelamınla seslenebilirim.


Ey Yüce Rab… “Gerçekten yüce ve büyük olan, yalnızca (O’dur) Sen’ sin.”

 Okunma Sayısı : 369         10 Ekim 2009

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 245476

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.