Küresel -Ülkesel Yönetişim

 / MAKALELER-ŞİİRLER

Küresel -Ülkesel Yönetişim

 

22 Mart 2010

 

www.mustafakalabalik.com  

 

Nüfusu gittikçe kalabalıklaşan, kimi ülkeleri açlık sınırında yaşayan veya bu sınırın altında yaşayıp da hayatta kalmaya çalışan insanların olduğu, kimi de ulusal  bölünmeler nedeniyle daha da küçülen ve etkisiz hale gelen birçok yeni toplumların olduğu dünyamızda, önlenemeyen nüfus ve toplum kalabalıklaşmasının, artan farklı toplumların, dünya imkanlarının da eksilmesi, bozulması ile olsa gerek, zaman zaman ülkelerin içinde ve aralarında da önlenemeyen bir şiddet de söz konusu olabilmektedir.

 

Soğuk savaşın sona ermesi ile birlikte, yeni güç denge rekabetlerinin ortaya çıkması, zaman zaman ülkelerin istikrarlarında zayifetlerin oluşmasına, her ülkenin kendine has yerel meselelerinde oluşan yaygın belirsizliklere de neden olmaktadır.

 

Dünya insanlarının hayatın her noktasında derin değişikliklerle karşılaşması ile internet ve başka iletişim teknolojilerinin giderek gelişmeleri sonucu, zaman ve uzaklık gibi kavramların yok olması ile daha hızlı, açık ve şeffaf olmak zorunda kalınmaktadır.

 

Bu açıklık ve şeffaflığın sonucu olarak tüm toplumlarda, toplum içindeki tüm kurumlar ve örgütlerde de ortaya çıkan ve sorulan ortak soru, dönüşebilir dinamiklerin varlığında insanların, başta içinde yaşadıkları toplum olmak üzere kendi çıkarlarını nasıl muhafaza edecekleri sorusudur.

 

İşte; “Küresel Yönetişim; dünyanın her yerinde geçerli olan ve otoriteyi kullanma çabalarının başladığını özetleyen bir ibaredir. Bu ifade ne en yüksek otoriteyi tanımlar ne de böyle bir otoritenin uzun dönemde oluşacağını öngörür”.

 

Yönetimler hükmetme ve anayasal düzenleme gibi imtiyazlar yoluyla itaat sağlarken yönetişim kural sistemlerinin etkinliği geleneksel normlar ve alışkanlıklardan insanları talimatlara uymaya davet eden diğer birçok uygulamadan türer.

 

Ülkemizde yakın zamandan itibaren süregelen ve kimi kesimlerce zorunluluk olarak görülen, kimi kesimlerce ise gereksiz gibi sunulan anayasa değişikliği sürecini, küresel yönetişimin ülkesel hale bürünme çabaları olarak da tanımlayabiliriz.  

 

“Yasama”nın, kendi içindeki farklı düşüncelerine rağmen, “yürütme”nin tek başına iktidar gücü ile ısrarlı bir şekilde anayasa değişikliği çalışmalarını sürdürmesi, “yargı” taraftarlarının veya alışagelmiş düzenden beslenen bazı kesimlerin yoğun baskı ve yıldırma çabaları, tüm toplum önünde olanca açıklık ve şeffaflığı ile yürütülmeye devam etmektedir.

 

Ülkemizin kurumları ve örgütleri arasında ortaya çıkan bu anlaşmazlığın temelinde, başta içinde yaşadığımız toplum olmak üzere kendi kurum ve örgütlerinin çıkarlarını nasıl muhafaza edecekleri mücadelesi olarak yansıdığıda bir gerçektir.

 

“Otoriteyi kullanma çabalarının başladığını özetleyen bir ibare” olarak tanımlanan “yönetişim”in, olanca şeffaflığıyla toplumumuz tarafından da sıcağı sıcağına yaşandığı görülmelidir. 

 

Yaşanan tüm mücadelelerin, internet ve başka iletişim teknolojilerinin ülkemizde de giderek gelişmesi sonucu hayatımızın her noktasında derin değişikliklerle karşılaşılmasına rağmen, belli bir süre sonra her türlü değişim ve gelişim karşısında inatla ve ısrarla direnen kesimlerin ve yandaşlarının da  değişmesini zorunda kılacaktır sanırım.

 Okunma Sayısı : 489         25 Mart 2010

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 576837

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.